Karkas etin kilogramı 30 TL’yi zorluyor

Türkiye Kasaplar Federasyonu Başkanı Fazlı Yalçındağ, karkas ette kilogram başına fiyatın 30 TL’yi zorladığını söyledi.
     Bugün için karkas ette kilogram fiyatının 28 TL olduğunu ve yükselme eğiliminin devam ettiğini ifade eden Yalçındağ, özellikle Ramazan ayında ve Kurban Bayramı dönemlerinde bu fiyat hareketlerinin arttığını hatırlattı.

     Bu artışı eleştiren Yalçındağ, “Fiyatlar yükselirse biz kime mal satacağız. Kasaplar bunun endişesini yaşıyor. Piyasanın beklentisi ne ise bunun tespit edilmesi ve karşılanması gerekiyor. Bu iyi şekilde analiz edilmeli ve buna göre de hareket edilmeli. Son 1 ayda karkas et fiyatında kilogram başına 2 TL fiyat artışı yaşandı. Altının fiyatı düşüyor, et fiyatı artıyor. Ramazan’a kadar 2 TL. daha yükselmesinden korkuyoruz. Üretimde yüzde 15 açığımız var. Bununla ilgili acilen çözüm bulunması gerekiyor” dedi.

     Bakanlıktan hala randevu bekliyoruz
     Kasap esnafının işi bırakma noktasına geldiğine vurgu yapan Yalçındağ, “Yaptığımız işten bıktık. İnanın artık anahtarları Bakanlığın kapısının önüne bırakma noktasına geldik. Bakan Bey’den 2 ay önce randevu talep ettik. Ama hala bir randevu alamadık.  Ben bir eylemi önlemek için insanları sükûnete davet ediyorum ama esnaf artık patlama noktasına geldi” diye konuştu.

     Bakanlığın,  piyasadaki et açığını azaltmak için Et ve Süt Kurumu’na(ESK) esnafa yönelik karkas et satışı uygulaması başlattığını hatırlatan Yalçındağ, bu etlerde kalite sorunu yaşandığının altını çizdi. Karkas kesimlerinin standartlara uygun yapılmadığını belirten Yalçındağ, konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Bu uygulamayı olumlu olarak gördüğümüzü ifade etmiştik. Ancak görünen şu ki, müşterimizin damak zevkine göre et alır ve satarız. Öncelikle kalite sorunu var.

     Özellikle Güney Amerika kökenli hayvanlardan elde edilen karkaslarda bu sorun fazla. Esnaf bunu tercih etmiyor. Etin renk, görünüm ve lezzetinde problem var. Ayrıca kesim standardına uygun olmadan kesim yapılıyor. Karkas; başı, derisi, iç organları alınmış ve kavram, kasık, fıtık yağlarından ve üreme organlarından arındırılmış gövde olarak açıklanır. Ama kasık, fıtık ve kavram yağlarının üzerinde olduğunu görüyoruz. Etin bu yağlardan arındırılmış olması lazım. Bu çıkan yağ, neredeyse 10 kilograma yakın bu da ek maliyet getiriyor. Ben bu yağı nerede kullanacağım. ESK kendi entegre tesisinde bu yağı kullanabilir.”

     Kalıcı çözümlerin bulunması gerektiğini belirten Yalçındağ, “Elinde hayvanı olanlar zamanı gelmesine rağmen kesime sürmüyorlar. Bunun nedeni araştırılmalı. Piyasaya sürülen etin de yağlılık skalası 1den 3’e yükseldi. Yağlı eti müşteri alır mı? ESK ile bizim bakış açımız farklı. Onlar kasap gözüyle et almıyor. Bize sorduklarında bilgimiz dâhilinde elimizden geldiğinde yardımcı olmaya çalışırız.”

     Kasap esnafı ne istiyor?
     Öncelikle kaliteli mal almak istediklerini belirten Yalçındağ, piyasada fiyat istikrarının sağlanmasının da önemine vurgu yaptı. Yalçındağ, “Çünkü sattığımız et miktarı gittikçe azalıyor. Esnaf geçinemiyor. Günde 50 kilogram sattığı et ile ayakta kalma mücadelesi veriyor. Gerçekten artık yeter diyoruz. Etin fiyatını yükselten biz değiliz. Sayın Bakan ile birlikte 1 kilogram etin hesabını birlikte yapalım.  Artık suçlu gösterilmekten bıktık” dedi.

     Kıyma da artık alınmaz hale gelecek
     Piyasanın tercihinin kıyma ve kuşbaşı etten yana olduğunu hatırlatan Yalçındağ, “Karkasın yüzde 20’si kemik, yüzde 7,5’u kıymetli et, yüzde 2’si fire, geri kalan üzerinden baktığımızda kalan yüzde 70’in; yüzde 20’si kuşbaşı yüzde 50’si kıyma olarak satılıyor. En ana üründe para kazanamıyorsan yaptığımız işin bir anlamı kalmıyor.  Kıymada artık alınamaz hale gelecek” dedi.

     Zamanında çözüm bekliyoruz
     Piyasaların beklentilerini iyi analiz edip zamanında çözüm üretmek gerektiğinin altını çizen Yalçındağ, “Geç kalan çözüm; çözüm olmaktan çıkıyor. Bizim sektörümüzde distribütör görevi görecek bir mekanizmaya ihtiyacımız var. Merkez Bankası Piyasaya Denetleme Kurumu var. Ama bu kurumun içinde piyasadan kim var bilmiyoruz. Sebzeyi ve eti bilen biri var mı? Hep bürokrasiden gelen insanlar var. Bu konuda biz bir kamu kurumu niteliğinde kuruluşuz. Ama bize kimse bugüne kadar bir soru sormadı” dedi.